Cumhuriyet yurdumuz için en büyük kazanç tır. Cumhuriyet bir erdemdir aynı zamanda çağdaşlığın göstergesi ve demokrasinin dayanağıdır. Cumhuriyet halk, birliktelik ve kardeşlik demektir… Daima ileri gitmek adil bir şekilde paylaşmak demektir. Yaşamın kendisine el uzatmaktır kardeşliğin nefesiyle. Ve demokrasiyle olgunlaşmaktır. Hak ve adaletin tesisidir. Acılara ve çekilen ızdıraba birlikte katlanmak ve mutluluklara birlikte gülmektir. Bağımsızlık savaşının meyvesi dir cumhuriyet. Demokrasiyle yoğrulmuş halkımın tercihidir. Cumhuriyet erdemdir, Mevlana ikliminde paylaşmaktır ve adalettir ülkemde. Özgürlüğün gü vencesidir. Bu yüzden Cumhuriyet bize emanettir ve onu yine biz yaşatacağız. EGEMENLIK KAYITSIZ ŞARTSIZ MILLETINDIR Milletin kendi kendini yönettiği, belirli süre zarfında kendilerini temsil etmek için oy kullanarak milletvekillerini seçtikleri yönetim biçimine cum hürriyet adı verilir. Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1923 gününde her yılın 29 Ekim gününü Cumhuriyet bayramı olan Türk milletine armağan etmiştir ve “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” demiştir. Cumhuriyetten önce devlet imparatorluk ile yönetiliyordu ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Cum huriyeti ilan etmesiyle halk yönetim üzerinde söz hakkına sahip olmuştur. Oy haklarını kullanarak milletvekillerini seçmişlerdir ve böylece yönetim de söz hakları olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra Cumhuriyet önergesini meclise takdim etmiştir. Bu önerge mec lis tarafından kabul edilmiştir ve Osmanlı devleti nin adı Türkiye Cumhuriyet Devleti adını almıştır. Bu Türkiye Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı da Mustafa Kemal Atatürk olmuştur. 29 Ekim 1923 tarihinde 101 pare top atışı ile Cumhuriyetin ilanı kutlanmıştır. O tarihten sonra da 29 Ekim her yıl ülkenin her yerinde coşkuyla kut lanmaya başlanmıştır. Milletlerin kendi kendilerini yönettiği ve yöneten kişiyi belirlemek için seçim yaptıkları yönetim biçimine cumhuriyet adı verilir. Türkler 29 Ekim 1923 tarihinde cumhuriyeti kabul etmişlerdir. Mustafa kemal Atatürk bu tarihi Türk milletine hediye etmiştir. 29 EKIM 1923 Cumhuriyet dünya üzerindeki ülkelerde uygulana bilen en insancıl en demokratik yönetim şekillerinden birisidir. Hatta en iyisidir denilebilir. Çünkü cumuhuriyette bir seçme özgürlüğü vardır. Ülkenin başına gelecek olan kişiyi, partiyi veya oluşumu halk seçebilme hürriyetine sahiptir. Aynı zamanda da ülkeyi yönetenleri bir şekilde denetle me ve gerektiğinde hukuken şikayetçi olma hakkı da cumhuriyet ilkeleri içerisinde yer almaktadır. 29 Ekim 1923 tarihine kadar Türklerin kurmuş ol duğu hiçbir devlette cumhuriyet idaresi yer almazdı. Ancak o gün bir diktatör veya bir kral ya da padişah olma şansı olmasına rağmen Atatürk cumhuriyeti ilan ederek Türk toplumunun bugünkü müreffeh ve medeni yaşamı yaşamasına giden yoldaki en büyük kapıyı aralamıştır. Cumhuriyetin kuruluşu ülke mizde 19 Mayıs 1919 tarihinde ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı ve Kurtuluş Savaşını başlatması ile başlar ve büyük mücadeleler sonunda 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilmiştir. Cumhuriyet rejimi batı kökenlidir ve her türlü egemen gücün mutlak hakimiyeti önleme fikrin den çıkmıştır. Özellikle 18. yüzyıl Avrupasındaki Fransız devriminden sonra Cumhuriyet rejimi tüm dünyaya yayılmıştır. Kökeninde eşitlik mottosu olan cumhuriyete 1923 yılından bugüne kadar Türk halkı sahip çıkmıştır arada bu rejimin yıkılıp yerine oligarşik veya monarşik rejimlerin kurulmasını is teyenler çıkmış olsa dahi Türk halkı en iyi yönetim sistemi olan cumhuriyete dolayısı ile demokrasiye özgürlüğe her zaman sahip çıkmıştır. HAYATIMIN BIR PARÇASIYDI Kalıplaşmıştı belki aklımızda. Oturduğumuz sıralarda öğrettikleri gibi kazıdık belleğimize. Ama yanlıştı. Aslında ne farklıydı cumhuriyet. İlkokulda sabahları okuduğumuz andımızdı, İstiklal Marşıydı cumhuriyet. Özgürlüğümü hür benliğimle haykır dığım, ruhumun yaşam tarzıydı. Anamdı, babamdı, sevdiğimdi, okulumdu…Kısacası hayatımın bir parçasıydı. Yaşamak ne güzel değil mi bu gül bahçesinde? Özgürce, istediğin gibi…Her şeyi canının çektiği gibi yapmak hoş. Fakat bir de durup arkaya bakmak lazım. Geldiğin yola, tam arkana. Farkında mısın oradaki sisli havanın, çekilen acının? Görüyor mu sun bir elinde sancağı bir elinde süngüsüyle seni, senin geleceğini koruyan dedeni? Şimdi önüne dön. Güller içinde bir yol. Arkanda ise, toz duman bir özgürlük kavgası izleri. İşte gördüğün dikenli yol seni bu gül bahçesine getiren, ayaklarını yere sağlam bastıran yoldur. Şöyle bir otur. Otur ve düşün. Ne acılar, ne çile ler çekilmiş şu uğurda. Biraz da özgür olabilmek için, düşündüklerimizi kısık sesle söylememek için ne savaşlar verilmiş Anadolu’nun dört bir yanında. Dedeni askere yollarken bir damla bile gözyaşı dökmeyen mert annesini düşün. Ve onu düşüne rek bak önüne, sağlam bak, tam önüne. Kimsenin ne dediği seni ilgilendirmesin. Kulaklarını kapat bağnaz düşüncelere ve senin yolunda gördüğünün tut elinden. Ama sakın unutma arkada yaşanmışları. Geçmişini, tarihini… Bu yola oradan geldiğini. Kolay kazanılmayan bir cumhuriyetin çocuklarıyız. Korumak istiyorsan cumhuriyetini hiç durma. Oturduğun sıradan başla işe, kullandığın tebeşirden, yürüdüğün yoldan, baktığın, gördüğün, duyduğun her şeyden. Bilmediklerini araştır ve duyur duyması gereken herkese. Çekebildiğin yere kadar yükseklere çek al bayrağı, tutabildiğin kadar yüksek tut İstiklal Marşı’nı okurken sesini. Cumhuriyeti böyle koruyabilirsin, boş boş cumhuriyetçiyim diye bağırarak değil..
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ABDÜLKADİR DURGUT
CUMHURIYET ERDEMDİR
Cumhuriyet yurdumuz için en büyük kazanç tır. Cumhuriyet bir erdemdir aynı zamanda çağdaşlığın göstergesi ve demokrasinin dayanağıdır. Cumhuriyet halk, birliktelik ve kardeşlik demektir… Daima ileri gitmek adil bir şekilde paylaşmak demektir. Yaşamın kendisine el uzatmaktır kardeşliğin nefesiyle. Ve demokrasiyle olgunlaşmaktır. Hak ve adaletin tesisidir. Acılara ve çekilen ızdıraba birlikte katlanmak ve mutluluklara birlikte gülmektir. Bağımsızlık savaşının meyvesi dir cumhuriyet. Demokrasiyle yoğrulmuş halkımın tercihidir. Cumhuriyet erdemdir, Mevlana ikliminde paylaşmaktır ve adalettir ülkemde. Özgürlüğün gü vencesidir. Bu yüzden Cumhuriyet bize emanettir ve onu yine biz yaşatacağız. EGEMENLIK KAYITSIZ ŞARTSIZ MILLETINDIR Milletin kendi kendini yönettiği, belirli süre zarfında kendilerini temsil etmek için oy kullanarak milletvekillerini seçtikleri yönetim biçimine cum hürriyet adı verilir. Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1923 gününde her yılın 29 Ekim gününü Cumhuriyet bayramı olan Türk milletine armağan etmiştir ve “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” demiştir. Cumhuriyetten önce devlet imparatorluk ile yönetiliyordu ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Cum huriyeti ilan etmesiyle halk yönetim üzerinde söz hakkına sahip olmuştur. Oy haklarını kullanarak milletvekillerini seçmişlerdir ve böylece yönetim de söz hakları olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra Cumhuriyet önergesini meclise takdim etmiştir. Bu önerge mec lis tarafından kabul edilmiştir ve Osmanlı devleti nin adı Türkiye Cumhuriyet Devleti adını almıştır. Bu Türkiye Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı da Mustafa Kemal Atatürk olmuştur. 29 Ekim 1923 tarihinde 101 pare top atışı ile Cumhuriyetin ilanı kutlanmıştır. O tarihten sonra da 29 Ekim her yıl ülkenin her yerinde coşkuyla kut lanmaya başlanmıştır. Milletlerin kendi kendilerini yönettiği ve yöneten kişiyi belirlemek için seçim yaptıkları yönetim biçimine cumhuriyet adı verilir. Türkler 29 Ekim 1923 tarihinde cumhuriyeti kabul etmişlerdir. Mustafa kemal Atatürk bu tarihi Türk milletine hediye etmiştir. 29 EKIM 1923 Cumhuriyet dünya üzerindeki ülkelerde uygulana bilen en insancıl en demokratik yönetim şekillerinden birisidir. Hatta en iyisidir denilebilir. Çünkü cumuhuriyette bir seçme özgürlüğü vardır. Ülkenin başına gelecek olan kişiyi, partiyi veya oluşumu halk seçebilme hürriyetine sahiptir. Aynı zamanda da ülkeyi yönetenleri bir şekilde denetle me ve gerektiğinde hukuken şikayetçi olma hakkı da cumhuriyet ilkeleri içerisinde yer almaktadır. 29 Ekim 1923 tarihine kadar Türklerin kurmuş ol duğu hiçbir devlette cumhuriyet idaresi yer almazdı. Ancak o gün bir diktatör veya bir kral ya da padişah olma şansı olmasına rağmen Atatürk cumhuriyeti ilan ederek Türk toplumunun bugünkü müreffeh ve medeni yaşamı yaşamasına giden yoldaki en büyük kapıyı aralamıştır. Cumhuriyetin kuruluşu ülke mizde 19 Mayıs 1919 tarihinde ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı ve Kurtuluş Savaşını başlatması ile başlar ve büyük mücadeleler sonunda 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilmiştir. Cumhuriyet rejimi batı kökenlidir ve her türlü egemen gücün mutlak hakimiyeti önleme fikrin den çıkmıştır. Özellikle 18. yüzyıl Avrupasındaki Fransız devriminden sonra Cumhuriyet rejimi tüm dünyaya yayılmıştır. Kökeninde eşitlik mottosu olan cumhuriyete 1923 yılından bugüne kadar Türk halkı sahip çıkmıştır arada bu rejimin yıkılıp yerine oligarşik veya monarşik rejimlerin kurulmasını is teyenler çıkmış olsa dahi Türk halkı en iyi yönetim sistemi olan cumhuriyete dolayısı ile demokrasiye özgürlüğe her zaman sahip çıkmıştır. HAYATIMIN BIR PARÇASIYDI Kalıplaşmıştı belki aklımızda. Oturduğumuz sıralarda öğrettikleri gibi kazıdık belleğimize. Ama yanlıştı. Aslında ne farklıydı cumhuriyet. İlkokulda sabahları okuduğumuz andımızdı, İstiklal Marşıydı cumhuriyet. Özgürlüğümü hür benliğimle haykır dığım, ruhumun yaşam tarzıydı. Anamdı, babamdı, sevdiğimdi, okulumdu…Kısacası hayatımın bir parçasıydı. Yaşamak ne güzel değil mi bu gül bahçesinde? Özgürce, istediğin gibi…Her şeyi canının çektiği gibi yapmak hoş. Fakat bir de durup arkaya bakmak lazım. Geldiğin yola, tam arkana. Farkında mısın oradaki sisli havanın, çekilen acının? Görüyor mu sun bir elinde sancağı bir elinde süngüsüyle seni, senin geleceğini koruyan dedeni? Şimdi önüne dön. Güller içinde bir yol. Arkanda ise, toz duman bir özgürlük kavgası izleri. İşte gördüğün dikenli yol seni bu gül bahçesine getiren, ayaklarını yere sağlam bastıran yoldur. Şöyle bir otur. Otur ve düşün. Ne acılar, ne çile ler çekilmiş şu uğurda. Biraz da özgür olabilmek için, düşündüklerimizi kısık sesle söylememek için ne savaşlar verilmiş Anadolu’nun dört bir yanında. Dedeni askere yollarken bir damla bile gözyaşı dökmeyen mert annesini düşün. Ve onu düşüne rek bak önüne, sağlam bak, tam önüne. Kimsenin ne dediği seni ilgilendirmesin. Kulaklarını kapat bağnaz düşüncelere ve senin yolunda gördüğünün tut elinden. Ama sakın unutma arkada yaşanmışları. Geçmişini, tarihini… Bu yola oradan geldiğini. Kolay kazanılmayan bir cumhuriyetin çocuklarıyız. Korumak istiyorsan cumhuriyetini hiç durma. Oturduğun sıradan başla işe, kullandığın tebeşirden, yürüdüğün yoldan, baktığın, gördüğün, duyduğun her şeyden. Bilmediklerini araştır ve duyur duyması gereken herkese. Çekebildiğin yere kadar yükseklere çek al bayrağı, tutabildiğin kadar yüksek tut İstiklal Marşı’nı okurken sesini. Cumhuriyeti böyle koruyabilirsin, boş boş cumhuriyetçiyim diye bağırarak değil..